Çocuklarımızla erken dönemden itibaren kurduğumuz iletişim hem gelecekteki ilişkimizin temellerini oluşturduğu hem de çocuğun yetişkinlikte kuracağı sosyal ilişkiler üzerinde ciddi etkilere sahip olabildiği için sorgulamamız ve kendimizi geliştirmemiz gereken bir konu olarak önümüzde duruyor. Bu nedenle ebeveynler ve eğitimciler olarak, çeşitli kaynaklara danışıp okuma yaparken ya da aramızdaki iletişimi nasıl güçlendireceğimizi düşünürken buluyoruz kendimizi. Peki! Saatlerce düşünmekten ya da uzun araştırmalarda boğulmaktan ziyade çocuklarımızla kolayca uygulayacağımız, temel sağlıklı iletişim yolları var mı? Biz bu sorunun cevabını “evet” olarak gördüğümüz için, çocuklarla sağlıklı iletişim kurmak için uzmanlarca önerilen yöntemlerden en temel ve önemli olduğunu düşündüklerimizi sizler için bir araya getirdik.

1. Sevgimizi Göstermekten Çekinmemeliyiz

Çocuklarımızla kurduğumuz sağlıklı iletişimin en önemli parçası, şüphesiz ki sevgi. Çocuklarımıza zaman zaman kızsak, bazı davranışlarını eleştirsek de iletişimimizin ve ilişkimizin bu temel üzerine kurulduğunun hepimiz farkındayız. Ancak, dünyayı anlamlandırma biçimleri bizden farklı olan çocuklarımızın, bu gerçekten bizim kadar emin olup olmadığını her zaman bilemeyebiliriz. Bu sebeple onlara kızsak da bize yanlış gelen bir davranışta bulunsalar da sevgimizi onlardan esirgememiz önemli olabilir. Böylece, ona olan sevgimizden bir şey eksilmediğini ve aramızdaki sevgi bağının ne kadar kuvvetli olduğunu hissetmesini sağlayabiliriz. Ailesiyle arasındaki sevgi bağının gücünün farkında olan çocuklar, ilerleyen yaşlarda karşılaştıkları sorunları aileleriyle paylaşmanın yanı sıra hem kendileriyle daha barışık hem de sosyal ilişkilerinde daha özgüvenli bireyler olabilirler.

2. Onları Dinlediğimizi Hissettirmeliyiz

Çocuklar bazen konuşmaları ayrıntılara boğmakta ya da biz yetişkinlerin ilgisini çekmeyen detaylardan çok etkilenip dillerinden düşürmemekte çok başarılı olabiliyorlar. Böyle anlarda, başka bir işle meşgul olsak ya da çok yorgun olsak dahi, onları geçiştirmek ya da dinliyormuş gibi gözükmek gibi davranışlarda bulunmamamız gerekebilir. Dinlememek ya da geçiştirmek yerine “şimdi biraz işim var, bitirince konuşsak olur mu?” gibi cümleler kurmamız daha sağlıklı bir iletişim şekli olabilir. Ayrıca dinlerken göz teması kurmak, sorular sormak ve benzeri de çocuklarımıza, onları dinlediğimizi göstermenin yolları olarak sıralanabilir. Bu şekilde, çocuğumuz kurduğumuz iletişime değer verdiğimizi, ona zaman ayırmaya çalıştığımızı fark edebilir ve gerek çocuğumuzla aramızdaki ilişki gerekse çocuğumuzun özgüveni olumlu yönde etkilenebilir.

3. Taleplerine Saygı Duymalıyız

Ebeveynler ve eğitimciler olarak, bazen hayat deneyimimizin çocuklarımızdan daha fazla olmasına dayanarak, onların taleplerini anlamsız ya da zararlı bulmak ve engelleyerek önüne geçmek gibi hatalar yapabiliyoruz. Örneğin; çocuğumuzun tablet veya bilgisayar kullanımını yasaklarla engellemeye çalışabiliyoruz. Unutmamız gerekir ki bu tarz kısıtlayıcı davranışların devamlılığı, çocuklarımızda özgüven sorunlarının yanı sıra kendini ifade etmekte ve sosyal ilişkiler kurmakta zorluklara kadar birçok olumsuzluğa sebep olabilir. Bu yüzden çocuğumuzun taleplerine saygı duyarak isteklerini belli bir düzene koymak ve onu daha yararlı aktivitelere yönlendirerek olumsuz alışkanlıklarını kırmak daha faydalı olabilir. Bu konuda Çocuklarla Kaliteli Vakit Geçirme Önerileri isimli yazımızın da fikir verebileceğini umuyoruz.

4. Fikirlerini İfade Etmelerine İzin Vermeliyiz

Çocuklarımıza düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri bir iletişim ortamı sunmak da onların gelecekte daha özgüvenli, kendini iyi ifade edebilen ve özgür bireyler olması için önemli olabilir. Bazen çocuklarımızın savunduğu düşüncelerin yanlış olduğunu bilsek dahi, sözünü kesmek ya da yanlış olduğunu direkt ifade etmek yerine, sorularla onu daha çok düşünmeye itmek ve doğru olana ulaşma sürecini karşılıklı fikir yürütme şeklinde yönetmek daha sağlıklı olabilir. Bu yöntem sayesinde, çocuklarımız hem fikirlerini sorgulayarak geliştirebilirler hem de düşüncelerini savunmaktan çekinmeyen, özgür bireyler olma yolunda olumlu adımlar atabilirler.

5. Onlara Sorumluluklar Vermeliyiz

Çocuklarımızla sağlıklı ilişki kurmanın püf noktalarından biri de onlara; yaşlarına ve gelişim düzeylerine uygun sorumluluklar vermek olabilir. Bu sorumluluklar, çocuğumuzun bireysel gelişimine katkı sağlamakla birlikte, ona duyduğumuz güvenin bir göstergesi olarak aramızdaki ilişkiyi de güçlendirebilir. Ailesinin ve sevdiklerinin kendisine güvendiğini bilen çocuklar, kendilerine güvenmeye de daha eğilimli olabilirler.

6. Verdiğimiz Sözleri Tutmalıyız

Birçoğumuz, çocuklarımızın talepleri sonucunda ya da onları motive etmek amacıyla çeşitli sözler veriyor ya da taleplerde bulunabiliyoruz. Bu sözleri yerine getirmek ya da getiremeyeceğimiz durumlarda çocuklarımıza açıklamada bulunmak ve başka plan yapmak, hem çocuğumuza duyduğumuz saygının hem de aramızdaki ilişkiye verdiğimiz değerin bir göstergesi olabilir. Ayrıca, bu davranışımız iyi örnek oluşturarak, çocuğumuzu da sözlerini tutmaya ve sorumlularını yerine getirmeye teşvik edebilir.

Çocuklarımızla sağlıklı iletişim kurmanın yanı sıra, onları anlamak ve aramızdaki bağı sağlamlaştırmak adına daha fazla bilgi edinmek isteyenler için Çocuk Psikolojisi ve Gelişiminde Nelere Dikkat Edilmeli isimli yazımız da yardımcı olabilir.